Yeni Hayat

Şimdi baya genel bir anlatım yapacağım zor ve yorucu bir dönem geçirdik toparlayıp anlatacağım hatta bu sürecin fotoğrafları bile yok :)

Adada kaldıktan sonra bir süreliğine bostancıda Sare'lerin evinde kaldık onlar tatile gitmişlerdi bize de değişiklik olsun dedik. Bu arada ben sürekli iş görüşmelerine gittiğim için Ada'dan gidip gelmek çok zor oluyor. vapur saatleri falan baya yorucu olacağı için Bostancı bize daha iyi geldi. Bir de ben pek severim buraları Fenerbahçe' si Caddesi, Caddebostanı hep özlediklerimdendir.

Görüşmelerim genelde Avrupa yakasında olduğu için biz her gün ailece avrupa yakasına geçiyoruz Evimiz Balmumcu' da Yıldız parkına çok yakın olduğu için de Serdinç ile Rüzgar da zaman geçirecek kaliteli yerler bulabiliyorlar.

Ve ben sonunda iş buldum hemde oturacağımız evin yan sokağı o kadar şok oldum ki toplantı odasına oturduğum da bizim lojmanın bahçesini hatta evimizi görünce yok artık dedim :) iş her ne kadar içime sinmese de eve yakınlığı yani bu demektir ki Rüzgar'a yakınlığı beni cezbetti. Kendi şartlarımda onlara uyunca el sıkıştık. Hadi bakalım hayırlı olsun derken aklımda gene bin bir tilki!!!

Evimiz yok,
İşe başlayacağım, çocuk ne olacak???
Okullar En geç 15:00'da eve gönderiyor çocuğu Sonra?
Peki ya bu çocuk okula nasıl alışacak Allah'ım acaba işi redmi etsem ama o zaman da bu fırsatı tepmek! Gene benim hüsnü kuruntular stresler başladı derken harala gürele önce kalabileceğimiz yeri ayarlamamız lazım işe yakın bir otel? Otel olmaz çok saçma peki ya Ordu evi? yakında yok!

İşte bu zamanda imdadımıza Lojmandan Serdinç'in arkadaşı yetişiyor bizde kalın, ev çok müsait diyor, ben olmaz ayıp falan derken başka çaremiz yok en mantıklısı bu diyorum ve bize bir odalarını veriyorlar oraya yerleşiyoruz. Kaldı okul eve en yakın okulları araştırıyor Serdinç, ben bu arada işe başlıyorum mesai akşam 19:00'da bitiyor ve seyir, görev olduğunda bu çocuğu bırakacak yerimiz olmadığı için okulda 19:00'a kadar kalabileceği bir okul araştırıyoruz. 

Ve civarda tek bir okul buluyoruz Elma Şekeri eşim gidiyor ve evet burası diyor asla içime sinmiyor ne öğretmeni ne kuruluş, ne düzen tek cezbeden 19.00'a kadar okulda bizi bekleyebilecek ki  şu anda en önemli kıstas bu. Tamam demekten başka hiç bir çarem yok.

Neredeyse 1 ay bu şekilde idare ettikten sonra Lojman çıktı her akşam evle uğraşıp neredeyse iki günde yerleştik.

Lojman bayramdan önce teslim edileceği söylendi bu bizim için iyi bir süreç en azından biz o dönemde tatil olduğumuzdan evi yerleştirir yeni hayatımıza başlarız.


Evet evimize yerleştik düzenimizi kurduk üstüne misafir bile ağırladık Balatacılar ilk konuklarımız oldu. Artık herkes işine okuluna evine adapte olsun uzunca bir süre atraksiyon istemiyorum bu ailede :)

İlk Durak Sapanca Sonra Ada!

Henüz evimiz yok eşyalarımızı depoya yolladık, İzmir'e ve sevdiğimiz herkese her şeye veda ettik. Çıktık yola bakalım ne maceralar bekleyecek bizi.

Bir süre göçebe olacağız yanımıza sadece kıyafetlerimiz aldık çıktık yola ilk durağımız sapanca olacak kendimi baya bir buruk hissediyorum İzmir'den ayrılmaz zor oldu sarılıp ağlaşmalar, arkamızdan bakanlara el sallamalar zaten iğrençtir vedalar.

Şimdi düzensizlik bilinmezlikler var önümüzde lojman bize ne zaman teslim edilecek bilmiyoruz. Benim iş bulmam, Rüzgar'ı bir okula yerleştirme, evi süreç içinde hazırlamak ve yanımızda kıyafet dışında hiç bir eşyamızın olmaması offff içim karardı.

Sapanca da, Ada da ailelerimizin evi de olsa sanki fazlalıkmış gibi hissediyorum kendimi ki böyle hiç hissetirilmemiş olmasına rağmen, her yerde odalarımız hazır.

Yerleşiyoruz bir süreliğine sapancaya, bayram havası var babaanne evinde döndük ya kavuştular ya torunlarına, çocuklarına. Rüzgarın da keyfi yerinde burada.





Yaklaşık 7 Gün burada kaldıktan sonra Ada yolculuğu başlıyor. Orada da bir süre zaman geçireceğiz, hep derim Rüzgar çok şanslı Sapanca da Ada da bulunmaz nimet çocuklar için mesela benim doğup büyüdüğüm yerdir Büyük Ada ve hep derdim ki bir çocuğum olursa benim gibi çocukluk yaşasın hep mutlu, keyifli, sokaklarda kendi çabalarıyla ayaklarının üzerinde durmayı öğrensin o yüzden her fırsatta Ada ya götüreceğim derdim ama hiçte öyle olmadı benim çocuğum olana kadar Ada bozuldu biz büyüdük sokaklarda bizim çocuklarımız oynar umut ederken sokaklar gittikçe boşaldı. Ada da yaşayanlar tanınmaz oldu güvensiz kalabalık bir hal aldı. Gittikçe de daha kötüye gidiyor olması beni hep üzmüştür. Çocukların elinde birer Ipad koşacaklarına onunla oynuyorlar. bizi eskiden sokağa çağırırken topunu al gel, tenise gel, baskete gel, miskete gel diye çağırırlardı şimdi ise Ipad 'ini al gel diyorlar bazı şeylere bir yere kadar müdahale edebiliyorsunuz.

Biz Ipad telefona her ne kadar karşı çıktıysak ta Ipad'i olanlara kedi gibi yanaşıp hep oynamak istedi. her ne olursa olsun gene de en mutlusu çocuk olmak.