Her Veda Elveda Değildir

Nasıl veda edilir bir şehre?

Vedayı tamamlamadan gitmek olmaz.
İçinde biriken o duyguları; belki de farkında olmadığın ama biriktirdiğin o duyguları derleyip toparlayıp gözden geçirmeden, "hadi eyvallah" diyerek gidilmez bir şehirden. Şehre değil de bizzat insanın kendisine ayıp olur sanki. Şehir zaten duruyor yerinde. Geldin, yaşadın, gidiyorsun.

O şehirle tanıştığın andan başka bir şehirle tanışmaya kadar olan sürede olan bitene veda etmek. Aslında şehre değil de kendine veda etmek. O şehirdeki anılarına veda etmek.

Şehrin yüksek bir yerine çıkıp etrafa bakıp "elveda" diye haykırmak istemek.

Elveda demek o şehirde yaşadığın dostluklara. Umut kaygısı taşımadan "ben seni çok sevmiştim" demek.

Kırdığın kalpleri hatırlayıp pişman olmak. Kalbini kıranları hatırlayıp affetmek.

Ve tam yola çıkmışken, durup geriye dönüp şöyle bir bakmak. Giderken ki olmuşluğundan geldiğin zamanki şaşkınlığını çıkarıp, sonucu, şehre son bir tebessüm olarak bırakmak.

Hoşçakal güzel İzmir
Hoşçakal sıcacık boyoz kokan sokaklar
Hoşçakal çiğdem, kumru, saat kulesi
Otuzbeş buçuk karşıyaka
Tam otuzbeş göztepe hoşçakal

Bize o kadar güzel baktın ki seni asla unutmayacağız.

Verdiğin dostları, yardım severliği, insana güvenmeyi, yemeyi, içmeyi,eğlenmeyi, mutlu olmayı, rahat davranmayı, zamanın peşinden değilde, zamanın bizim peşimizden koşmasını, tanımadığımız insanlara günaydın demeyi, hep gülmeyi, akşam işten çıkıp hiç yorulmadan hayata devam etmeyi öğrettin bize.

Her Veda Elveda Değildir biz geri geleceğiz İzmir. Şimdilik Elvada...






Hiç yorum yok: