Vedalar!!!

Eşyalarımızı yolladık ama hala bitmeyen vedalarımız var, yola koyulduk herkese uğraya uğraya gideceğiz.

Onların bizim hayatımızda yeri büyük en değerli varlığımız evladımızı her gün emanet ettiğimiz ona torunları gibi güzel bakan iki koca yürek.

Daha önce ki yazılarda anlatmıştım Bakıcımız (Tezcan anne) hastalanınca okula verdik biz Rüzgar'ı ama o zamana kadar tırnağının ucuna zarar gelmeden baktılar Rüzgar'a.

Rüzgar Bülent Dede Tezcan anne der durur her zaman. Okula başlamış olsa da ara ara gider ziyaretlerine biz gitmesek onlar arar getirin oğlumuzu diye. Ne bir gün geç geldiğimize laf etti ne bir gün ben bu çocuğu bütün gün evimde yedirdim dedi.

Dedim ya torun olsa ancak bu kadar severlerdi. Emekleriniz için sonsuz teşekkür ederiz.







Sonra yola devam ettik,

Didim de Finali yapıp oradan da yavaş yavaş yeni hayata doğru yol alacağız.


Her Veda Elveda Değildir

Nasıl veda edilir bir şehre?

Vedayı tamamlamadan gitmek olmaz.
İçinde biriken o duyguları; belki de farkında olmadığın ama biriktirdiğin o duyguları derleyip toparlayıp gözden geçirmeden, "hadi eyvallah" diyerek gidilmez bir şehirden. Şehre değil de bizzat insanın kendisine ayıp olur sanki. Şehir zaten duruyor yerinde. Geldin, yaşadın, gidiyorsun.

O şehirle tanıştığın andan başka bir şehirle tanışmaya kadar olan sürede olan bitene veda etmek. Aslında şehre değil de kendine veda etmek. O şehirdeki anılarına veda etmek.

Şehrin yüksek bir yerine çıkıp etrafa bakıp "elveda" diye haykırmak istemek.

Elveda demek o şehirde yaşadığın dostluklara. Umut kaygısı taşımadan "ben seni çok sevmiştim" demek.

Kırdığın kalpleri hatırlayıp pişman olmak. Kalbini kıranları hatırlayıp affetmek.

Ve tam yola çıkmışken, durup geriye dönüp şöyle bir bakmak. Giderken ki olmuşluğundan geldiğin zamanki şaşkınlığını çıkarıp, sonucu, şehre son bir tebessüm olarak bırakmak.

Hoşçakal güzel İzmir
Hoşçakal sıcacık boyoz kokan sokaklar
Hoşçakal çiğdem, kumru, saat kulesi
Otuzbeş buçuk karşıyaka
Tam otuzbeş göztepe hoşçakal

Bize o kadar güzel baktın ki seni asla unutmayacağız.

Verdiğin dostları, yardım severliği, insana güvenmeyi, yemeyi, içmeyi,eğlenmeyi, mutlu olmayı, rahat davranmayı, zamanın peşinden değilde, zamanın bizim peşimizden koşmasını, tanımadığımız insanlara günaydın demeyi, hep gülmeyi, akşam işten çıkıp hiç yorulmadan hayata devam etmeyi öğrettin bize.

Her Veda Elveda Değildir biz geri geleceğiz İzmir. Şimdilik Elvada...






Ameliyat

Evet büyük gün geldi çattı İzmir de bir sürü doktor gezdik ve hepsi aynı şeyi söyledi geniz eti alınması gerekiyor. bu kadar küçük çocuğu nasıl ameliyat ettireceğim acaba çok üzülüyorum ve de korkuyorum. Olmasak olmaz mı diye hepsine sordum  ama sonuç olmalı. bir türlü ikna edemiyorum kendimi. Sonra Doktor olan kuzenimiz aradı Rüzgarın geniz eti olduğunu da o bize söylemişti zaten.

Madem öyle gelin bize bizim hastanede bizim kontrolümüzde olsun ameliyatını dedi hem sonrasında biz yanınızda oluruz deyince güven hissim arttı. Topladığımız gibi testi raporu gittik Edremit'e Rüzgar'ın hiç bir şeyden haberi yok tabi.

Hastanede bizi Hüsamettin amcası karşılayıp ona kalem kağıt verince bütün hemşirelerde şov yapınca bizimki baya eğlenmeye geldiğini sandı. bir odaya yerleştik içeri bir hemşire geldi ve rüzgarla oyun oynayacağını onu doktor yapacağını söyledi atladı bizimki hemen üstünü çıkardık giydirdiler bonesini önlüğünü taktılar boynuna da steteskopu buyrun doktor bey deyip alıp gittiler yanımdan, sarıldım öptüm kokladım yolladım. içim çok rahat ama kalbim fena sıkılıyor. Ameliyathanenin kapısında amcası ve babası karşılıyor Rüzgarı aynı şekilde giyinmişler pek güzel giriyor onlarla içeri sonra asıl doktorlara geldiğinde yatırdıklarında bunu bizimki ne olduğunu anlamadan narkozu yiyor. babayı da ameliyathaneden çıkarıyorlar.

Tak kapı açılıyor minicik aşkımı odaya getiriyorlar onu o halde görünce ağlamaya başlıyorum hatta bunu yazarken de ağlayasım geliyor ne kadar basit bir ameliyat ama annelik işte. Ameliyat çok iyi geçti hiç bir sıkıntı çıkmadı şimdi uyuyacak ayılacak geçmiş olsun dedi gitti. yanına oturdum bekledim bir an önce uyanmasını. Gözünü açtığında sanki yeni doğmuş gibi geldi bana kuzum gayet iyiydi hiç bir sıkıntı çekmedi hatta hiç ameliyat olmuş gibi bile değildi. hatta dayanamayıp acaba narkozu yedi ve çıkardınız mı dedim o kadar yani.

Uyandıktan bir iki saat sonra toplanıp eve gittik. ben yatacak bütün gece sanmıştım yatmak ne kelime sanki kış uykusundan uyanmış ve enerjiyi fullemiş gibi oradan oraya koşuyordu bu çocuk nasıl ameliyat oldu bir türlü anlam veremedim vallahi :)