İlk dişimiz düşmedii kırıldı :(

Annem sürekli "sizin tırnağınıza zarar gelse dayanamam" derdi. Bu sözler eğer annem sağ tarafımızda ise sağ kulağımızdan girip sol kulağımızdan çıkardı. Umursamaz hallerimizi anlayan annem "anne olunca anlayacaksınız" diyerek konuyu bitirirdi. "Aman anneee" diye kestirip atardık. Veeeee artık anneyim, Annem sana sesleniyorum: "çok acımasızmışsın tırnak dediğin için, biliyor musun  Rüzgar'ın saç teli dökülse onu bile yerden alıp zarfa koyacak durumdayım."

Ve durum böyle iken aslında çok dikkatli olan, attığı adıma dikkat eden oğlum nasıl olduğunu dahi anlamadığımız şekilde dişini kırdı oyun oynarken. Ben ağzının içini kan dolu gördüğümde sanki dünya başıma yıkılmış gibi hissettim ve ağlamaya başladım. Gerçekten kalbim acıdı. Pansuman ve sakinleştirme sonrası hemen annemi aradım ve ne yapacağım ben şimdi dedim. Annem de "tabiki bir şey yapmayacaksın annecim, bu süt dişi yenisi çıkacak" dese de ben tatmin olmadım. Ertesi gün hemen bir dişçiye götürdüm. Ama bana ertesi gün olmadı bir türlü. O gece acısından kucağımda uyuya kaldı, iki parmağını hiç ağzından çıkarmadı. Ertesi gün heyecanla anlatmaya başladı bize ve bakıcısına dişinin nasıl kırıldığını. Biz de ona "seni şimdi dişçiye götüreceğiz" dediğimizde, enteresan bir şekilde sevindi.. Sanırım çizgi filmlerin faydaları bunlar...

Dişçiye gittiğimizde Rüzgar büyük olgunlukla oturdu dişçi koltuğuna ve nasıl olduğunu anlatmaya başladı. Doktor şaşkınlıkla bana dönüp "bravo" dedi. O zaman sanki içime su serpildi, gururla izledim onları. Doktor da aynı şeyi söyledi, "yapacak bir şey yok, kök var ve bekleyip takip edeceğiz, daha çok küçük ilerde yenisi çıkacak" dedi... Rüzgar acısını unuttu gibi, ayrıca çizgi filmde gördüğü dişçi sahnesini birebir yaşadığı için de çok mutluydu... ama hala psikolojik olarak ön dişleriyle bir şey ısırmıyor, asla koparmıyor, kesip ağzına sığacak kadar istiyor ve en kötüsü de dişlerinin ön kısmını fırçalamıyor... umarım bunları da atlatırız....