Kalabalık ve Yoğun Hafta sonu

Bu hafta Serdinç'in kursu nedeni ile karamürsel'de olması, dolayısı ile haftasonu'nu bizimle geçirmesi sevinci ile giriş yaptık hafta sonuna.Tabi tek güzel olan bu değil, İstanbul'dan da benim ve Rüzgar'ın hayatında büyük önem taşıyan Süt anne Tuğçe ve Süt kardeş Mert'te bizimle olacak, haftasonumuz şenlenicek derken birde kuzeni Poyrazın geliceği haberini alınca çok sevindik. Çocuklar birlikte güzel oyun oynuycak, zaman geçiricek diye düşündüm pek öyle olmadı koca bir grup Urla'ya kahvaltıya gittik o kadar uzak ki yol çocuklar açlıktan araba da huysuzlanmaya başladılar bile, az kaldı ha geldik ha gelicez derken vardık kahvaltı mekanına. Hemen zaman kaybetmeden çocuklara kahvaltılarını ettirdik. Çocukların gıkları çıkmıyordu açlıktan sadece yiyorlardı tabi karınları doyunca yaramazlığa başladılar fakat bir sorun var ki hiç biri diğerinin yüzüne bile bakmıyordu herkes kendi başına takılıyordu. Kahvaltıdan sonra çocuklar oynasın diye gene çimenlik bir alanda bizim kahve içeceğimiz, onlarında parkta oynayacağı bir mekanda durduk. Fakat gene hüsranla sonuçlandı, umurlarında bile değil herkes kendi başına takıldı ama en azından huysuzluk yapmayıp güzelce oyun oynadılar park'ta. Tuğçe'nin amcası da İzmir'de olduğu için pek fazla kalamayıp onlara uğraması gerekiyordu bu sebepten dolayı onları Amcasının Urla olan  Restoranı Sakız'a bırakmak için yola çıktığımızda çocuklar yorgunluktan sızdı araba da, onları bıraktıktan sonra geri döndük mekana orda biraz daha oynadıktan sonra da eve dönüş yaptık bütün gün uyuyan kuzeni poyrazda anca evde açtı gözünü :)